Adalet ve Türkiye

posted in: Personal | 0

Türkiye, Çok acımasız bir toplum haline gelmiş. Din, Dil, Irk, Mezhep ayrımcılıkları ile neredeyse tamamen benliğini kaybetmiş bir ülle haline gelmişiz.

Birbirimize olan saygı’yı kaybetmiş, artık bizden olmayan kişiler için kin ve nefret besler olmuşuz. Gruplaşmalar çıkar ilişkilerine dayanır olmuş. Fikir hürriyeti yok olmuş. Ahlak, genel kurallar içerisinde değil göreceli bir bakış açısı haline gelmiş. Özendirme ve reklamlar sayesinde, insanlar tüketim yarışına girmiş.  Daha neler neler sayabilirim de, ancak sadece bir tanesine deyinmek istiyorum.

Önce saygı gösterelim,göreceksiniz birbirimizi anlayacağız. Bilmeyenler için kelime anlamı aşağıdadır.

“Saygı, ilişki içinde olan birey veya kurumların(örneğin dinlerin veya ulusların), birbirlerinin ilgi ve tutumlarının farkında oldukları, yapıcı bir davranış tarzını benimsedikleri olumlu bir duygudur. Saygı, ilişkide olunan, iletişim kurulan varlık veya oluşumun hak, değer, inanç ve her türlü özelliğini göz önünde tutmak ve bunlara önyargısız yaklaşmayı içerir. Her ne kadar tersi gibi gözükse de saygı kavramı haklar kavramının varlığından önce gelir ve haklar kavramına dayanmaz.”

Son 1 aydır gündemde olan Adalet yürüşüyü için söylenen çok şey oldu, karşı çıkan bir çok insan ise, bu onurlu davranış için ağıza alınmayacak kelimeler kullandılar. Ayıp!! Dahası, sabote etmek için de bir çok yöntem denediler.

Benim şahsi fikrim, Bu adalet yürüşü gerçekten güzel bir düşünce, fakat, eğer bir siyasi adam (ki bu adam muhalefet partisinin başkanı), seçilmiş bir kişi olarak hiç birşey yapamıyorsa, önce kendisini sorgulamalı. Uzun yıllardır, tüm gayreti ile muhalefet için çaba göstermiş olmasına rağmen, üzgünüm ama arpa boyu yol alamamıştır. Bunu fark edip, sırayı başkasına bırakması gerekmektedir. Nerede olursa olsun, hiç bir yönetici uzun yıllar aynı yerde devam etmemelidir. Bu koltuk sevdası ve ego yaratır. Bu da kuruma zarar verir.

Netice itibariyle, yürüyüş tamamlandı. belli bir kesimin tam desteğini arkasına alıp, tekrar muhalefet yapmak için meclise döndü. Göreceksiniz, bir değişiklik olmayacak.

Her defasında Atatürk ilkelerine bağlı vatandaşların isyanlarını duyacaksınız. Hiçte az değiller, Ancak, Ülke yönetilen sistemin içerisinde yok olmaya doğru ilerledikçe, azınlık haline gelip sessizliğe bürünecek.

Hükümete ise söyleyeceğim çoook şey var. Başarısız yatırımlar. Başarısız iç güvenlik. Başarısız dış politikalar. Başarısız ekonomi (şuan birçok vatandaş farkında değil), Başarısız tarım politikaları ve başarısız eğitim revizyonları. Tek başarılı diyebileceğim. Televizyon ile çok güzel kandırma politikaları yaptıklarıdır.

Çok uzun uzun eleştirmek yersiz olur. Seçilerek geldiniz ama toplumun %50’sini ile iletişim kuramamak zaten bir başarısızlık örneğidir.

Hayırlı Haftalar Türkiyem.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.