Sıradışı İş Görüşmesi

posted in: Personal | 0

İlginç Bir Deneyimi.

1 Mayıs 2011 tarihinde sevdiğim işimden tüm haklarımı alarak ayrılmıştım. O günden sonra hem kuşadası’ndaki ailem ile vakit geçirip, özellikle sağlık sorunları yaşarlar iken yanlarında olmak istedim.

Başta arkadaşım ilker, Tuğrul ve kız arkadaşım Özge, İzmir’den ayrılmamı istemiyorlardı. O tarihlerde çalışmak istemiyordum. Joker ile kuşadasında 3 ay kadar kalıp daha sonra İstanbul’a taşınma hedefim vardı.

Tuğrul, İlker ve Özge devamlı olarak bana iş ilanları gönderiyor. “Bu iş tam sana göre, başvur yoksa senin adına ben başvururum” diye söylemlerde bulunuyorlardı. Tabi o zamanlar bir kulağımdan giriyor, diğerinden çıkıyordu.

Mayıs ortalarında Kuşadası’na gittim, tüm eşyalarım ve Joker ile. Her ne kadar öyle yada böyle tatil gibi olmasada, benim için idare eder bir durumdu. Ancak, Joker için tamamen zor geçti 3 gün. Annem evin içerisinde gezinmesine izin vermediği için, Joker sürekli olarak günde 14 saat güneş alan balkonda kalmak zorunda kaldı. Buna katlanamadım. 4. gün izmir’e geri dönmüştüm.

Saçma bir memnuniyet ile İzmir’de öylece duruyordum. Bu arada iş başvuruları halen yapmıyorum. Ama bana önerilen bir sürü iş oldu.

Günlerden bir gün tam olarak hatırlamıyorum. Hafta içi İlker’in çalıştığı yere doğru gitmekteyim. Telefonum çaldı, arayan bir firmadan aradığını ve yapmış olduğum iş başvurusuna istinaden aradığını, daha sonra çalışma ve iş koşullarını anlatmaya geçti. Dinledim, ancak arada ses o kadar İlker’in sesine benziyordu ki, artık şaka olduğuna kanaat getirdim ve konuşmayı “eee” “hmmm” “şöyle, böyle” söylemlerle dalga geçtimi çok açıkca belirttim. Telefonda ki kişiye en son “iyi hoş ama ben çalışmak istemiyorum ki” dedim. Artık sinirli bir şekilde konuşuyordu telefondaki, inatla kapatmıyor bende hazır İlker’in çalıştığı yere çok az kalmışken, bana bu şakayı yaparken suçüstü yakalayayım niyetindeydim. İyice laubali konuşuyordum. Taa ki, dükkandan içeri girdiğimde İlker’in 2 eliyle bir koliyi tuttuğunu gördüğümde. “Ben sizi birazdan arayayım” diyip telefonu kapattım.

Bir pişmanlık var ancak komikte bir durumdu. Üzerinden 2 hafta bile geçmeden. Tuğrul’un bir iş önerisini kabul ettim, ve şortla iş görüşmesine gittim. İş görüşmesinde ki Yakup Bey, şortla geldiğim için bana hiç sıcak bakmadığı kesindi, ama dönemsel bir iş olmasından dolayı önemi de yoktu. 10 gün yada 15 gün sürecekti.

Ertesi gün daha nizami bir kılıkla iş yerine gittiğimde, yapılacak iş için detayları aldım ve işi projelendirmeye koyuldum. 2 hafta geçmişti, benden devamlı olarak çalışmamı istediler. Ben memnun oldum. Çünkü  ortama ısınmıştım. “Neden olmasın” dedim. Prosedür gereği benden CV’mi istedi.

CV’mi mail ile yollamamdan 2 dk geçmedi. İçeriden bir bağırış geldi ve beni çağırdı. Bana 2 CV gösteriyor. Her ikisi de benim. Biri tertemiz ki bu son yolladığım diğeri ise üstü kırmızı kalemle çizilmiş. Ve yorumları bile olan bir kağıttı.

Ben 2 hafta önce şaka yapıldığını sandığım konuşmayı meğer Yakup Bey ile yapmıştım. Bana “Ne yapayım şimdi” dedi. Bilemiyorum. “Gerçekten şaka olduğunu düşünüyordum” dedim.

Gergin bir gündü ancak Yakup Bey, gerçekten iyi bir adam, samimiyete inanan birisi.

Şaka zannetip, geri çevirdiğim bir işte çalışmış oldum. Zaten sıradışı iş görüşmelerin adamı olmuşumdur hep.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.