History || Kaddafi İle Libya Nereden Nereye…

posted in: Comments | 1

TR \ Aşağıdaki yazı tamamen alıntıdır. Tarihsel kronolojiye bakarsanız. Kaddafi ile olan ülke stratejileri nasıl ilerlemiş. Uzun bir yazı ancak Libya hakkında yorumlar kısmına da bakın…

Arap Baharı’nın en şiddetli yaşandığı Libya’daki yönetimi geçici olarak üstlenen Ulusal Güvenlik Konseyi, 42 yıl boyunca ülkeyi baskıcı bir rejimle yöneten Muammer Kaddafi’yi  20 Ekim günü ele geçirdi ve muhaliflerce “linç edildi”. 1969 yılında “kansız bir askeri devrim” ile iktidara gelen Kaddafi’nin diktatörlük dönemi, kanlı bir isyanla sona erdi.

Libya’nın uluslararası ilişkiler boyutunda yaşadığı dönüm noktaları, Kaddafi iktidarını deviren ayaklanmalara yol açan gelişmeleri özetliyor.

 

7 Haziran 1942 – Sirte yakınlarında bir yerde dünyaya geldi.

1 Eylül 1969 – “Kansız devrim” olarak da nitelendirebilecek “Özgür Subaylar Hareketi” isimli bir ihtilalle Türkiye’yi ziyaret etmekte olan Libya Kralı İdris El Sunisi’yi devirerek kontrolü ele geçirdi.

1972 – Kaddafi, Libya, Mısır ve Suriye’den oluşan bir Arap Cumhuriyetleri Federasyonu oluşturulmasını önerdi. Libya, Mısır ile ortak bir devlet kurmak için anlaştı ancak bu birleşme gerçekleştirilemedi.

1973 – Okullarda, üniversitelerde, hastanelerde, iş yerlerinde ve yerel yönetimlerde “halk komiteleri” oluşturulmasını öngören bir “kültür devrimi” ilan etti. Libya, Çad’ın kuzeyindeki Aozou Şeridi’ni işgal etti.

11 Ocak 1974 –  Libya ve Tunus “Arap İslam Cumhuriyeti” adı altında birleşmek üzerine Djerba Beyannamesi’ni imzaladı ama bu anlaşma asla yürürlüğe konmadı.

2 Mart 1977 – Kaddafi, ülkenin adını Libya Arap Cumhuriyeti’nden; Büyük Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi’ne dönüştürdü. Bu dönemde bir de “devrim komiteleri” oluşturulmasıyla ülkede, devlet kurumları ve bürokrasisinin artmasıyla dolayısıyla “kurumsal bir kaos” başladı.

Ocak 1980 – Tunus, Libya’yı Tunuslu muhalifleri desteklemek ve silahlandırmakla suçladı. Tunus’un güneyindeki Gafsa’da Tunuslu muhaliflerin düzenlediği saldırıda 48 kişi ölmüştü.

Eylül 1980 – Suriye ve Libya, birleşmek üzerine bir anlaşma imzaladı ama bu birleşme asla gerçekleşmedi.

8 Mayıs 1984 – Kaddafi karşıtı Libya Ulusal Selamet Cephesi, Trablus’taki Aziziye kışlasına bir saldırı düzenledi.

Nisan 1984 – Londra’daki Libyalı Halklar Bürosu (veya Libya Büyükelçiliği) önünde Kaddafi karşıtı protestolar yapılırken Yvonne Fletcher isimli bir polisin öldürülmesi üzerine; İngiltere Libya ile yürüttüğü diplomatik ilişkileri sonlandırdı.

27 Aralık 1985 – Roma ve Viyana’daki havaalanlarına düzenlenen saldırılarda 20 kişi öldü. Bu saldırılardan sorumlu tutulan Libya hükümeti, “uluslararası terör”ü desteklemekle suçlandı.

5 Nisan 1986 – Libya, Berlin’de üç Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askerinin öldüğü bir gece kulübü saldırısından sorumlu tutuldu.

14 Nisan 1986 – ABD Berlin saldırıları dolayısıyla Trablus ve Bingazi’yi bombaladı. Bombalamada aralarında Kaddafi’nin evlat edindiği bir kızının da yer aldığı 101 kişi öldü.

21 Aralık 1988 – ABD Havayolları’na ait bir uçağın bombalanarak İskoçya’nın Lockerbie kasabasına düşmesi sonucu 270 kişi öldü.

1989 – Libya, Cezayir, Tunus, Fas ve Moritanya; Magreb Arap Birliği’ni kurdu. Birlik, gelecekte politik bir birleşmeye dönüştürülmesi amaçlanan; ekonomik ve ticari bir ittifaktı. 19 Eylül’de Fransa’ya ait bir uçak Nijer’de bombalandı. Fransa saldırılardan Kaddafi’nin, Libya gizli servisinin yurtdışı operasyonlarını yürüten, kayınbiraderi Abdullah Senussi’yi sorumlu tuttu. Saldırıda 170 kişi öldü.

14 Kasım 1991 – İngiltere ve ABD yetkilileri, Lockerbie saldırılarından 2 Libyalının sorumlu olduğunu açıklandı.

31 Mart 1992 – Birleşmiş Milletler (BM), Lockerbie saldırısı şüphelilerini Libya’nın yargılanmak üzere teslim etmemesi dolayısıyla ülkeye hava ambargosu ve askeri ambargonun yanı sıra ayrıca ekonomik yaptırımlar da uygulamaya başladı.

1994 – Libya, Aozou Şeridi’nin Çad’a ait olduğunu ilan etti.

Eylül 1995 – Kaddafi, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve İsrail arasındaki Oslo Görüşmeleri’ni protesto etmek amacıyla 30 bin Filistinli’nin sınırdışı edileceğini açıkladı.

10 Mart 1999 – Fransa, bir uçağa Nijer’de düzenlenen saldırıların sorumlusu olmakla suçlanan 6 Libyalı gizli ajanı müebbet hapse mahkum etti.

 

5 Nisan 1999 – Libya, Lockerbie saldırısı şüphelilerini teslim etti. Zanlılar İskoç hukuku kapsamında Hollanda’da yargılandı.

1999 – Şüphelilerin teslim edilmesi üzerine BM yaptırımlarını kaldırdı; Libya ve İngiltere arasındaki diplomatik ilişkiler yeniden başlatıldı.

Eylül 2000 – Batı Libya’da bulunan çeteler, Libya’ya göç etmek isteyen onlarca Afrikalı göçmeni öldürdü. Çetelerin, Afrikalıların işçi olarak ülkeye gelmelerini istemediklerini açıkladıkları belirtildi.

31 Ocak 2001 – Lockerbie davası sanıklarından Abdülbaset Ali Muhammed El Megrahi ömür boyu hapse mahkum edildi. Diğer sanık Amine Halife Fhimah ise suçsuz bulunduğu için serbest bırakıldı.

1-2 Mart 2001 – Afrika Birliği’nin kurulmasının tartışıldığı ve Sİrte’de düzenlenen zirvede, birliğin kurulacağı ilan edildi.

Mayıs 2001 – Libya ordusu, Orta Afrika Cumhuriyeti eski Devlet Başkanı Ange-Felix Patasse’ye karşı düzenlenmeye çalışılan ihtilali bastırdı.

Ocak 2002 – Libya ve ABD ilişkilerinde normalleşme başladı.

14 Mart 2002 – Abdülbaset Ali Muhammed El Megrahi, temyiz mahkemesinde de suçlu bulundu ve müebbet hapis cezası yürürlüğe kondu.

20 Ocak 2003 – Libya, ABD’nin ve birçok  insan hakları örgütünün karşı olmasına rağmen, BM İnsan Hakları Komisyonu başkanlığına seçildi.

 

Ağustos 2003 – Libya, BM Güvenlik Konseyi’ne saldırının sorumluluğunu üstlendiğini belirten bir mektup yolladı. Ayrıca Libya, Lockerbie saldırısında ölenlerin ailelerine 2,7 milyar dolarlık tazminat ödenmesi için bir anlaşma imzaladı.

12 Eylül 2003 – BM Güvenlik Konseyi, Libya üzerindeki tüm yaptırımları kaldırdı.

19 Aralık 2003 –  Kaddafi, ABD ve İngiltere ile kitle imha silahı üretimini durduracağını belirten bir anlaşma imzaladı.

9 Ocak 2004 – Nijer’deki Fransa’ya ait bir uçağın bombalanmasında ölenlerin aileleriyle de tazminat anlaşmasına varıldı.

25 Mart 2004 – İngiltere Başbakanı Tony Blair, Libya’yı ziyaret etti. Blair, Libya’yı izyaret eden ilk İngiltere başbakanı.

27 Nisan 2004 – Kaddafi, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ile görüşmek için Brüksel’i ziyaret etti.

24 Kasım 2004: – Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Libya’yı ziyaret etti.

Ocak 2005 – ABD’li enerji şirketleri, 20 yılı aşkın süredir ilk kez Libya’daki petrol ve gaz aramaları için verilen lisansların açık artırmasına davet edildi.

Aralık 2005 – Libya Yüksek mahkemesi, Libya’daki çocuklara AIDS bulaştırmaktan yargılanan beş Bulgaristan vatandaşı hemşirenin ve bir Filistinli doktorun aldığı idam cezalarını iptal etti. Sanıkların duruşması ertelendi.

Şubat 2006 – Danimarka’da bir gazetenin, Muhammed Peygamber’in yer aldığı bir karikatürü yayımlamasını Bingazi’de protesto edenlere polisin şiddetli müdahalesi sonucu 10 kişi öldü.

15 Mayıs 2006 – ABD ile Libya tam diplomatik ilişkileri yeniden başlattı. ABD, Libya’yı  terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkardı.

Eylül 2006 – Kaddafi, askeri devrimle yönetime el koymasının 37. yıl kutlamalarında yaptığı konuşmada, destekçilerine rejim karşıtlarını öldürmeleri çağrısında bulundu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Avrupa Birliği’ne (AB) göç etmek isteyen ve ülkelerine döndüklerinde idam edilme tehlikesi olan veya işkence görebilecek olan Afrikalı göçmenleri zorla ülkelerine geri gönderen Libya hükümetini, insan haklarını ihlal etmekle suçladı.

Aralık 2006 – İdam cezaları iptal edilen Bulgaristan vatandaşı ve Filistinli sağlık görevlileri tekrar suçlu bulunup idama mahkum edildi.

Ocak 2007 – Libya Hükümet başkanı Bağdadi Mahmudi, kamu harcamalarını azaltmak ve  özel sektörü canlandırmak amacıyla 400.000 kamu görevlisini işten çıkardı.

 

24 Temmuz 2007 – İdam cezasına çarptırılmış yabancı sağlık görevliler AB ile yapılan bir anlaşma ile ülkelerine iade edildi.

25 Temmuz 2007 – Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy Trablus’u ziyaret etti.

Aralık 2007 –  Kaddafi, Fransa ve İspanya’yı ziyaret etti.

Ocak 2008 – Libya, bir ay boyunca sürdürülen BM Güvenlik Konseyi başkanlığını üstlendi.

Ağustos 2008 – Libya ve ABD öldürdükleri birbirlerinin vatandaşları için tazminat ödemelerini zorunlu kılan bir anlaşma imzaladı.

30 Ağustos 2008 – İtalyan Başbakanı Silvio Berlusconi, sömürge döneminde İtalya’nın Libya’ya verdiği zarardan ötürü; Libya’dan özür diledi. Berlusconi ve Kaddafi, İtalya’nın Libya’ya beş milyar dolar tazminat ödemesini öngören bir anlaşma imzaladı.

 

5 Eylül 2008 –  ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice Trablus’u ziyaret ederek; 55 yıldır Libya’yı ziyaret eden ilk ABD Dışişleri Bakanı oldu.

1 Kasım 2008 –  Kaddafi, 1985’ten beri ilk kez Rusya’yı ziyaret ederek Moskova’ya gitti.

Ocak 2009 – Kaddafi, Afrika Birliği’nin başkanı seçildi.

Haziran 2009 – Kaddafi İtalya’ya ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdi. Libya’nın eski sömürücüsü İtalya, ülkenin en önemli ticari ortaklarından biri haline gelmişti.

20 Ağustos 2009 – Lockerbie davası sanıklarından Abdülbaset Ali Muhammed El Megrahi, sağlık sebepleri dolayısıyla serbest bırakıldı. Muammer Kaddafi ve oğlu Seyfülislam Kaddafi,

Libya’ya dönen El Megrahi’yi bir kahraman gibi karşıladı. Bu uluslararası toplumun tepkisini çekti.

İsviçre Cumhurbaşkanı Hans-Rudolf Merz, Kaddafi’nin oğullarından biri Cenevre’de, 2008’de gözaltına alındığı için özür diledi.

Ocak 2010 – Rusya, Libya ile 1,8 milyar dolarlık bir silah ticareti anlaşması imzaladı.

12 Mayıs 2010 – Trablus’a doğru yol alan, Afriqiyah Havayolları’na ait bir uçağın düşmesi sonucu 103 kişi öldü. Kazadan yalnızca Danimarkalı bir oğlan kurtuldu.

Haziran 2010 – BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) temsilcileri sınırdışı edildi.

Ekim 2010 – AB ve Libya yasadışı göçü kontrol edebilmek amacıyla bir anlaşma imzaladı.

Kasım 2010 – İktidardakileri eleştiren bir grup gazeteci tutuklandı. Gazeteciler Kaddafi’nin emri üzerine sonradan serbest bırakıldı.

Aralık 2010 – Wikileaks belgelerine göre, Kaddafi, ABD diplomatları ile yaptığı görüşmelerde, Lockerbie olayından sorumlu tutulan Abdülbaset Ali Muhammed El Megrahi’nin hapiste ölmesi durumunda, İngiltere ile ticarete son vereceği tehdidinde bulunmuştu.

Şubat 2011 – İnsan hakları savunucusu bir kişinin Bingazi’de gözaltına alınması, bu şehirde şiddetli protestoların başlamasına sebep oldu.Yetkililer, başka şehirlere de yayılan eylemleri bastırmak için hava saldırıları düzenledi. Libya’yı temsil eden birçok diplomat istifa etti. Kaddafi, Trablus’un kontrolünü bırakmayacağını söyleyerek iktidarda kalacağını açıkladı.

Mart 2011 – BM Güvenlik Konseyi, Libya üzerinde uçuş yasağı getirdi. BM’nin (sivilleri korumak amacıyla) başlattığı hava saldırılarını Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (NATO) üstlendi.

29 Mart 2011– Londra Konferansı’nda bir araya gelen dünya liderleri, Kaddafi’yi yönetimi halka devretmeye çağırdı.

Mayıs 2011 – Uluslararası Adalet Divanı, insanlığa karşı suç işlediği için Kaddafi’nin tutuklanması kararını aldı.

 

Haziran 2011 – İngiltere, ABD ve Türkiye; Ulusal Güvenlik Konseyi (UGK) adı altında örgütlenmiş olan Libyalı isyancılara para yardımı yaptıklarını; Fransa ise silah yardımı yaptığını açıkladı.

Ağustos 2011 – İsyancılar Trablus’u ele geçirdi. Kaddafi’nin ailesi Libya’yı terk edip Cezayir’e sığındı. BM’nin dondurduğu Libya’ya ait mal varlıkları Ulusal UGK’ye verilmeye başlandı.

20 Ekim 2011 –  Yaralı olarak yakalanan Kaddafi’nin, “bir çatışma sırasında” öldüğü açıklandı.

21 Ekim 2011 – Uluslararası Af Örgütü (AI), UGK’nin, Kaddafi’nin nasıl öldüğünde dair Libya halkını bilgilendirmesi gerektiğini açıkladı. Kaddafi’nin basın sözcüsü Musa İbrahim ve kuzeni ve danışmanı olan Ahmed İbrahim de yakalandı. Kaddafi destekçisi birçok insan öldürüldü. Kaddafi’nin yakalanması dolayısıyla başlayan kutlamalar sırasında da yaklaşık 21 kişinin ölmüş olabileceği tahmin ediliyor. BBC’de çıkan bir habere göre, Libya’daki geçici yönetim Kaddafiyi gizlice gömmeyi planlıyor. New York Times’ta yer alan bir habere göre, adli tıp pataloğu Michael Baden, resimlerden gördüğü kadarıyla, Kaddafi’nin vücudundaki kurşun yaralarının yakın mesafeden ateşlenen silahlarla açılmış olması gerektiğini söyledi. Baden’e göre Kaddafi’nin ölümü “mücadeleden ziyade bir infaz sonucu” gerçekleşti. /IK/HK)

  1. proeiffel

    Kaddafi, ülkesinin başına bir savaş ile gelmemiş, devrim yapmış, bir çok isyanları bastırmış olabilir. Ama hiç bir yere savaş açmamış. Ülkesine koyulan ambargolara karşı uzun yıllar yönetimde başarılı olmuş birisidir.

    Kaddafi, Terör örgütlerine yataklık ve imkan sağlayan bir toplum yetiştirmemiş, ancak bazı Libya gruplarının eylemleri, yabancı milletlerin ceza kesmek istemesi ile tüm ülkeye mal edilmiştir. Bu tutumu kabul etmeyen Kaddafi ile tüm gelişmiş Batılı ülkeler ilişkilerini ve ticari anlaşmalarını engellemiştir.

    Libya, 2006 yılına kadar hiçbir konuda resmi işler ve ticari anlaşmalar yürütmemiş bu zamana kadar olan süre de belli anlaşmalar deklare edilmiş.

    Avrupa ülkelerinin Libya devletine yıktıkları suçlar ve cezaların kabulunden sonra, Kaddafi ve Libya devletine ait bloklanmış belirlenen süreçler içerisinde serbest bırakılmıştır.

    Kaddafi, ülkesini diktatör gibi yönettiği, insanlara zulüm ettiği gerekçesiyle Birleşmiş Milletler ülkeye saldırıda bulundu. Fakat neden 2011’de oldu bunlar? Neden daha önce gerçekleşmedi?

    işte burada yukarıda okuduğunuz tarihlere iyi dikkat edin. Öncelikle Libya, suçlu bulunduğu konulardaki tazminatları ve anlaşmaları kabul etti. Buna karşılık amborgalar kaldırıldı, bloklanan paralar serbest bırakıldı, yeni ticari anlaşmalar yapıldı.

    Peki Libya neden bunları yaptı? Ne gerek vardı?
    – Libya 7 Milyon nüfusa sahip büyük kısmı çöl ve sanayisi olmayan bir ülke, gelir kaynağı Petrol, Bilinen dünya rezervlerinin %12’sine sahip. Gelişen medeniyetler içerisinde Libya devletinin de, insanlarında ihtiyaçlarını karşılama adına dışa açılma ve ticari anlaşmalar yapması gerekmekteydi. Bu nedenle tüm sorunları ortadan kaldırmak için bu anlaşmaları kabul etti.

    Ticari anlaşmaların ardından ülkede yeni yatırımlar ve projeler yapıldı. Görüntüde kapalı kutu olan Libya’da meğer hiçbir şey yokmuş. Yollar, Trenler, iletişim ağları, kısaca günümüzde kullandığımız tüm altyapı modellerini uygulamaya başladılar.

    Ancak, büyük düşünen devletler var ki, Bu ülkelerin gözü tamamen petrolün üzerindeydi. Petrolün olduğu her ülkede faaliyet gösteren Amerika, bu sefer direk olarak müdahalede bulunmadı, onun yerine müttefiklerini kullandı, İngiltere, Fransa, bu ülkeler savaş yanlışı bir toplum olmamalarına rağmen, Libya’dan en büyük payı almak adına, rakip ülkeler Rusya, Türkiye vb. ülkelerden önce bir şeyler yapmalıydı.

    Kaddafi tüm cezaları ödedikten sonra bir anda gelişmiş ülkelerin en yakını oluverdi. Ne demişler ( Birini düşmanken alt edemiyorsan, arkadaşın olduğuna inandır, Sonuç alırsın.” Tüm yapılanlar bu şekilde ilerledi. Kaddafi, yıllardır ülkesinin çıkarlarını korumak adına dışa kapalı bir şekilde yaşadı, Son dönemlerde yurt dışı ziyaretlerinden sonra gördü ki, anlaşmalar ülkesinin faydasına değildi. Basına yansımamış olması normal, olumsuzlukların ardından, tekrar ters düşmüş ki, direk saldırı da bulunmayan devletler, iç kargaşa ile etkilerini gösterdiler.

    Sonuçta,

    Ülkesinde,

    Üniversiteye kadar ücretsiz eğitim veren,
    Vatandaşından vergi almayan,
    Petrol gelirlerinin %12’sini halkına dağıtan
    Evi olmayana ev, yemeği olmayana yemek veren,

    Kısaca kendi kuralları altında, Libya devleti halkına ait olduğunu hissettiren bir yaşam yarattı.

    Peki, Neden bu koşullar varken Halkı ondan vazgeçti, linç etti?
    – Zamanla dışa özendirme, daha lüks daha gelişmiş, daha fazla daha fazla isteği,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.